...ve sensizlik senin kadar ağır geliyor....

22/10/2007 - GELSEYDİN EĞER...

Gittiğin uzaklardan
Gelseydin eğer,
Sana neler diyecektim.
Unutup dağlarıma yağan kar’ı,
Yok sayıp susuzluğumu,
Senin için
Kuru dallarımı süsleyecektim.

Gelseydin eğer,
Çözüp yüreğimdeki düğümleri
İlmek ilmek
Dantel dantel
Aşkımızın öyküsünü işleyecektim.

Gelseydin eğer,
Bir bahar gecesinde
Susamış ceylânları,
Yaylalarda nazlı nazlı akan
Irmaklara indirecektim.
Duracaktı zaman,
Takılıp kalacaktı
Kenetlenmiş ellerimizde.
Geçerken sıcaklığımız birbirimize,
Kulağına aşk dolu sözler söyleyecektim.

Gelseydin eğer......
Ama gelmedin.
Oysa ben
Biliyordum dokunduğun telleri,
Benim gönül tellerime değmeyecektin,
Gelmeyecektin....
Gelmedin zaten
İşte gelmedin,
Biliyordum
Bana asla
Dönmeyecektin.
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/3/2007 - bir elveda bile demeden..

Bir hoşçakal demeden
Gidene hayırsız derim
Mutlulukları unutup
Gidenleri silerim
Canım yandı ağlamadım
Kimseye belli etmedim
Duyduğumda inanmadım
Kimseyi de söyletmedim

O benim canımı yakan bir zalimdir
O benim aşkımın bittiği en son halidir

Ağladığını duyar gibiyim
Şimdi gözlerini silemem
Ondan bir şey istemem
Etten duvar gibiyim
Canım yandı ağlamadım
Kimseye belli etmedim
Beni bırakıp giderken
Baktığını hiç görmedim

 
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/2/2007 - VAZGEÇTİM

Vazgeçtim!
 
Bakmayın siz yazı başlığının yanındaki ünlem işaretine.Ne sinirliyim, ne de şaşkınım ama söz veremem satırlar ilerledikçe delirme eğilimine geçiş yapmayacağıma: )

Bir kişiyi sevmekten vazgeçişin, yüreğimi böylesi rahatlatacağını tahmin edemezdim.Oysa ki , ‘V A Z G E Ç M EK’ olumsuz bir eylem ya da tükeniş gibi bir şey sanki değil mi? Aslında hiç öyle değil; hayata yeniden akışın ta kendisi artık bana göre.
Hastalıktan, dahası illete dönmüş içinizdeki kocaman bir yaradan kurtulunca, ne hissederseniz? Rahatlama değil mi; işte öylesi rahatım. Bilirdim aslında, acıların kucaklanamayacağını, yılanla dost olunamayacağını…Deliymişim!

Vazgeçtim; hüzünlü olduğuna inandırdığın gözlerinin sahteliğinden, dokunuşlarının yalancılığından…
Vazgeçtim; soluk aldığımı sandığım fakat yanıldığım soluk kesintilerimden ve ne zaman seni görsem içime düşen ateşin iyi bir şey olduğunu düşünmekten.Yangınsın sen; dumanı ve zehiri bol öldürücü bir yangın.
İçindeki doymayan hayvansı şehvetinin tenden tene kayışlarında arama kendini; bulamazsın! Hiç bir tende düşündüğün gibi kalıcı değildir izlerin.Akşamdan sabaha savrulan ve senin asla göremeyeceğin bulutlardan gökkuşağı açtırma şaşkınlığında da vazgeç.Çiçek olduğunu farkeden hiç bir çiçek yüzünü sana doğru çevirmez ki! Uğultusu bol , cürümü minicik, uyduruk bir şimşeksin sen! Eğer ben, seni ölürcesine seven ben, bu satırları yazıyorsam başımız sağolsun.
Yüreğimdeki güzelliğinin katili olduğun için utan!
Utan, dertlerinle boğuştuğun saatlerde karanlığı başına çökmesin diye sihayları üzerime çektiğim gecelerden utan!
Seni bana getiren rüzgarın fısıltısından utan!
Göz yaşlarımı görüp üzülmeyesin diye yüzümü senden kaçırışlarımdan utan!
‘Mahşerde, yanımda isteyeceğim tek kişi ,kıyamam sana.Bu dünyada unut beni!’ diyen dudaklarından utan!
Ama en çok, KENDİNDEN UTAN!

İçimde, gerçek olan -öyle uzaydan filan geldiğini düşünmediğim- bir aşk var artık, hayallerden uzak, elini tutabileceğim, gözlerinin içine sevgiyle bakabileceğim bir dünyalı hemde.Olur olmadık zamanda karşıma çıkıp betimi benzimi kaçıran bir hortlak değil …Ne sevdiği, ne sevmediği belli olmayan bir manyak hiç değil
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/12/2006 - sen!!

Gözlerinin rengi yoktu
hangi elbise ne kadar yakışmıştı üzerine bilmiyorum
kokusunun neye benzediğini bilmediğim gibi
tarif edilemez biri diye buna deniyordu sanırım
sanırım ben aşıktım
ben en çok gülümsemesini severdim
en çok kaş çatışını sevdiğim gibi
en çok gözlerime bakmasını severdim, ne güzel ne başka bakışlardı onlar...
kokusuna sinip onda kalmak uzağına gitmemek isterdim...
hani gölgesi ol deseler hiç durmaz kendimden vazgeçip onun parçası olurdum
ciğerleri ve ciğerlerindeki nefesi
gözleri ve gözlerinin gördükleri
kulağı ve duyduğu her şey
her şey o varken anlamının en üstündeydi
o yokken bir saklı gezegende bir başıma gibi kalmıştım
sürgün denilen şey bu muydu
herşeyden mahrum herkesden uzak
bilmiyorum ama yaşıyorum, nasılsa yaşamak sensiz...

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/12/2006 - konyada aşk

ortalık ne gece ne gündüz

aşk dediğin

konyada bir fakülte yolu

dümdüz..

                     a.çetin

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

seni bırakıp gitmek var ya o koyuyor inan bana

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

• hikmetgwzer
• yaramazbebegim
• izmir2023